Ekici Peynir ile Peynir Tüketiminin Faydalarını Konuştuk

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Ekici Peynir Türkiye’de ki peynir markalarının öncülerinden. Sevgili Nora Romi’nin daveti ile Ekici Peynir ve Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez biraraya geldiğinde ise çocuklarımız ve kendimiz için özellikle peynir tüketimi ile ilgili harika bilgiler aldık.

Ekici Peynir’in kuruluş Hikayesini sorduğumuzda Pazarlama Direktörü Sayın Elçin Ekici Öztürk ; “Rahmetli dedemiz Şabettin Ekici’nin 1957 yılında, Konya’da kurduğu küçük bir mandırada günde sadece birkaç ton süt işleyerek kaliteli ve lezzetli beyaz peynir üretmesiyle başladı. Ürünlerimizin beğenilmesi ve kaliteli üretim anlayışımız sayesinde günden güne büyüdük ve ilk büyük Ekici Peynir işletmesini 1979 yılında Antalya Varsak beldesinde açtık.Bugün geldiğimiz noktada, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde, toplam 42 bin metrekarelik alanda, kaliteli, hijyenik ve lezzetli pek çok peynir çeşidi üreten bir şirket haline geldik. Günde 480 ton süt işleme kapasitesi ve yaklaşık 500 çalışanımızla 20’den fazla çeşitte ürettiğimiz peynirlerimizi 84 bayi, 80 il ve 33.000’i aşan noktada tüketicilerle buluşturuyoruz.” diyerek başarı hikayelerini bizimle paylaştı.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Özellikle kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezi Peynirin yaşayan bir organizma ve hassas bir ürün olduğunu unutmadan, sofralara en lezzetli peynirleri ulaştırmak için var güçleriyle çalıştıklarını da ekledi. Beyaz peynir, yıllardır Türkiye’de en fazla tüketilen peynir çeşidi ve peynir pazarında önemi çok yüksek. Ekici Peynir olarak bu ürün grubunda da farklarını ortaya koyduklarını, peynirlerini deneyerek gördük.

Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez’den de çocuklarımızın ve bizim peynir tüketimimize dair pek çok faydalı bilgi alma şansımız da oldu.

Mesela bugün dünyada 2000’e yakın peynir çeşidi olduğunu biliyor muydunuz? Bugün ilk peynirin kimin keşfettiği bilinmese de 5000 yıl önce hayatımıza girdiği tahmin ediliyor. Bugün biliyoruz ki 10 birim sütten 1 birim kadar peynir oluşuyor ve hangi sertlikte olursa olsun +2/4 derecede ışıksız bir ortamda buzdolabında saklanması gerekiyor. Neden mi? Peynirin lezzetini ve besleyiciliğinin kaybolmaması için. Sayın Dönmez’e faydalarını sorduğumuzda ise “Süt grubunda yer alan besinler süt, yoğurt ve peynirdir. Bu gruptaki besinler protein, kalsiyum, B2 vitamini ve B 12 vitamini başta olmak üzere birçok besin öğesinin önemli kaynağıdır. Süt grubu besinlerde bulunan kalsiyum diğer besin kaynaklarına göre vücut tarafından daha iyi kullanılır. Süt grubu içindeki kaliteli protein çocuklarda büyüme döneminde, yetişkinlikte ise doku onarımını sağlaması için önemlidir. Süt çok değerli A vitamini kaynağı olup çocuklarınıza tam yağlı türlerini seçiniz.” şeklinde açıkladı.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Özellikle yapılan birçok araştırma açıkta satılan peynirlerde halk sağlığını olumsuz etkileyen hastalık etmeni olan mikroorganizmaların ( E. Coli, koliform bakteriler vb. ) varlığına işaret etmektedir. Peynir yapımında sütün pastörizasyonu, pıhtı oluşumu, süzme, tuz eklenmesi ve olgunlaşma süreci gibi işlemler hastalık yapacak birçok mikroorganizmanın ölmesini sağlayarak sağlıklı bir yiyecek olarak hijyenik ortamda el değmeden uygun paketlere konularak dış etmenlerden peynire mikroorganizma geçişini de önlemektedir. Ancak açıkta satılan peynirlerde ikincil kirlenme dediğimiz çevre, el değmesi ve satılırken bekletilen kapların Türk Standartlar Enstitüsü ve Belediye Zabıta Yönetmeliğinde belirtilen kurallara uygun olmadığı yapılan incelemeler sonucunda belirlenmiştir. Ayrıca Pazar ve sokak gibi açık havada satılan peynirlere bakanlık tarafından soğutuculu dolap içerisinde satılma zorunluluğu gelmiş olsa dahi bugün hala soğutucusu olmayan ortamlarda peynir ürünleri satışı gerçekleşmektedir. Peynirin yaşayan bir mikroorganizma olduğu düşünüldüğünde çok kısa bir süre içerisinde peynirde bozulmalar meydana gelebilir.  Bu nedenle güvenilir marketlerin soğuk zincirlerinde muhafaza edilmiş endüstriyel ölçeklerde standardize işlemlerin kontrollü yapıldığı büyük peynir markalarının ürünlerini satın almak sağlığın korunmasında önceliktir. Peynirinizi bu koşullarda satın aldıktan sonra buzdolabının alt kısmında en fazla 1 hafta süresinde bozulmadan tüketmek sağlıklı yeme alışkanlığı açısından önceliğiniz olmalıdır.

Uzm. Dyt. Selahattin Dönmez’e peynir ile pekmez tüketiminin aynı anda yapılıp yapılmayacağını sorduğumuzda ise ; “Doğru değil. Peynirde fonksiyonel etkisi ve vücutta biyoyararlılığı yüksek kalsiyum, pekmezde ise kan hemoglobin düzeyini arttıran demir minerali yoğun oranda bulunur. Toplum arasında kalsiyumun ve demirin emilimini olumsuz etkileyebilir düşüncesi ile peynir ile pekmezi bir arada yemeğin fikri yaygındır. Ancak peynirden vücudumuza alacağımız hayvansal kaynaklı kalsiyum bağırsaklardaki emilimden bitkisel kaynaklı kalsiyuma göre değerlendirildiğinde etkilenmeden emilebilmektedir. Bu nedenle 1-2 yemek kaşığı yiyerek pekmezden alacağınız demir miktarı, 1-2 dilim peynirden alacağınız kalsiyumun emilimini olumsuz etkilememektedir. Sağlıklı kahvaltı öğününüzde peyniri pekmez, bal gibi doğal tatlı kaynakları ile birlikte tüketebilirsiniz.” cevabını aldık.

Süt Grubundan Yaş Gruplarına Göre En Sağlıklı Uygun Miktarlar

1-3 Yaş Grubu             4 Porsiyon

4-6 Yaş Grubu             3-4 Porsiyon

7-9 Yaş Grubu             3 Porsiyon

10-18 Yaş Grubu         4 Porsiyon

Yetişkinler                  3 Porsiyon

65 Yaş Üzeri               4 Porsiyon

 

1 Porsiyona Eş Değer Süt Grubu Besin Miktarları

  • Süt, yoğurt, kefir 200 mL
  • Ayran 350 mL
  • Beyaz peynir 60 gram
  • Kaşar peyniri 40 gram
  • Lor, taze çökelek 150 gram
  • Kuru çökelek 50 gram

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Yaşam boyu süt ve ürünlerini önerilen miktarlarda tüketmek hem sağlığınızı korumak hem de dinç bir hayatın devamlılığı için mutlaka gerekli. 

Sevgilerimle…

Yorum Yapın

Gezinme