2 Yaş Sendromu Gümbür Gümbür Geliyor!

Bir çoğunuzun bildiği üzere Alfa 21 Mayıs da 2 yaşına girecek. Ammavelakiiinnnn yaşı gelmeden sendromu gelmeye başladı bize. 3 yaş ve üstü çocuğu olanların “dur daha bu ne ki” dediğini duyar gibiyim 🙂 Ama bu kadarı bile beni tutuşturmaya yetti.

20160306_114842

Alfa neler yapıyor anlatayım sizlere ki bebeği olan takipçilerimiz başına gelecekleri bilsin 🙂 Öncelikle en sevdiğimiz 3 kelime Olmaz-Banane-Hayır! Bu kelimeleri günde 200 defa falan duyuyoruz muhtemelen. Bunun dışında Alfa normalde sessiz sakin uyumlu bir çocuktur. Yaptığımız aktivitelere uyum gösterir ve söz dinler. ancaaaaaak son dönemde böyle bir durum sözkonusu bile değil. Mesela resim yapacaksak ve onun canı o anda sulu boyanın su kabındaki sudan içmek istediyse ve ben buna izin vermediysem seyreyleyin gösteriyi 🙂 şimdi gülüyorum ama o anda inanın insan şoka giriyor. Zira verdiği tepki daha çok adeta etinden et kopmuşçasına! Ben nasıl o suyu içmesine izin vermem? kendini yerden yere atmadan tutunda beni ananeye ağlayarak şikayet etmeye kadar geniş bir skalada devam ediyor bu gereksiz tepkiler. Birde gülesim geliyor anlatamam 🙂 Ta ki bu olaylar her gün olmaya ve giderek şiddetini arttırmaya başlayana kadar. Kendi kendime “tamam Ceyda artık bir çaresine bakmalısın bu durumun” dedim. Başladım harıl harıl araştırmaya.

Bazen okuduklarımdan kanım donsa da (zira bu evrede bebeğine uyku ilacı verenler bile oluyormuş) saçma sapan yazılardan uzaklaşıp rehber edinebileceğim yazıları süzmeye başladım. Bu evrede nasıl sakin kalabilirim? Atak anında nasıl tepki vermeliyim? Özellikle yanlış bir şey yaptığında onu nasıl uyarmalıyım? Korkutmadan yanlışı gösterebilmek biz ebeveynlerin en asri görevi aslında. Bir evlada yapılabilecek en büyük kötülüklerin ilki bence, çocuk her ne yaparsa yapsın asla onu uyarmamak ve yanlışlarını düzeltebilecek kuralları benimsetmemek. Bu kötülüklerden ikincisi ise çocuğu sürekli korkutarak belirli yaşamsal kuralları benimsetmeye çalışmak. Mesela ben Alfa ya verdiğim dini eğitimde de Allah’tan korkmayı değil Allah’ı sevmeyi anlatmaya çalışıyorum. Yaşama dair pozitif disiplin kurallarını benimserken bu ataklarda öncesinde öğrendiğim uyguladığım şeylerin bu kadar işime yarayacağını düşünmemiştim. Pozitif disiplin sisteminin detaylarını google dan araştırabileceğiniz gibi eğer isterseniz farklı bir yazıda mutlaka anlatıyor da olurum.

20160306_132330

Atak anında sakin olmaya çabalamak en önemli mevzu aslında. O size göre gereksiz ancak kendisine göre ciddi bir sorun yaşarken, ne kadar yapacağı hareketler size komik gelse de asla gülmemek gerekli. Bebeğinizin göz hizasında onunla sakince konuşmak bebeğinizin çok daha çabuk sakinleşmesine sebep olacaktır. Ayrıca atak anından önce iyi bir gözlemlemeyle tahminen hangi konuyla ilgili tutturacağını öngörebilirseniz kıyamet kopmadan önce ona seçenek sunarak dikkatini farklı bir kanala yönlendirebilirsiniz. Bunlara ek olarak SEVGİ SEVGİ SEVGİ. Çok sevin bol bol sarılın öpün! İnanının bol öpücükle düzelmeyecek hiç bir şey yok hayatta :). Son olarak da çocuğunuzla konuşmaktan hiç  vazgeçmeyin. Sizi anlamadığını düşünmeyin kesinlikle. Emin olun herşeyi ama herşeyi anlayıp hissediyorlar. Direkt olarak HAYIR demeden önce , neden böyle davranmaması gerektiğini uzun uzun anlatın.

Yaşadıklarım ve uyguladıklarım dışında sizler için Pedagoji Derneği Başkanı Uzman Pedagog Mehmet Teber ile ufak bir söyleşi yaptım. Sizdelere fikir olması umuduyla 🙂

pedagog-mehmet-teber

*2 Yaş sendromu nedir?

2 yaşında çocukluk artık bağlanma sürecini bitirmiş olurlar ve bir ayrılığa hazırlar. Önceleri kendilerini annenin bir uzantısı olarak görürken artık birey olmak isterler. Kendi başlarına yürümeleri, konuşmaları onlara anneden ayrı bir varlık olduklarını hissettirir. Ve artık rahatça “Ben” “Benim” diyebilmekte ve anneden ayrı oldukları görmektedirler.İşte bu ayrışma dönemi bence yanlış olarak Sendrom olarak görülür. Bence bir gelişim dönemidir, problematik değildir.

*2 yaş sendromunun yaklaştığını nasıl anlayabiliriz?

Çocuğun daha fazla “ben” dediği daha fazla itiraz ettiği, daha fazla karşı çıktığı, her denilenin tersini yaptığı, anne yardımını reddettiği an geldiğinde bu dönemde olduğunu anlayabiliriz.”Ben kendim yürüyeceğim, kendim yiyeceğim” söylemleri artar.

*2 yaş sendromu ataklarında yapmamız gerekenler nelerdir?

Bilmemiz gerekir ki çocuk bize her karşı çıktığında, aslında kendi benliğini güçlendirmek istiyordur. Bizi ittikçe kendi benliği gelişmektedir. Bu süreç yaşanmazsa çocuk anneden ayrışamaz, anneye yapışık pasif ve edilgen olur. Çocuğun bir şeyleri kendi yapmasına kendi başarmasına izin verilmelidir bu nedenle. Büyük risk içermedikçe çocuğun bağımsız olmasına müsaade edilmelidir. Yedirmekten, uykudan çekilmek gerekir. Atak çıktığında çocukla inatlaşmak yapılacak en büyük hatadır.

*2 yaş sendromunda atakların hafiflemesi için nasıl bir yol izlemeliyiz?

Çocuk dediğimizin tersini yaptığında onunla inatlaşmak doğru değil. O yemek istemediğinde bu yaş çocuğunu “Hayır yeme” diyerek yeniden yemeğe sevk etmek mümkündür. Çocuk denilenin tersini yapmak için yemeye başlar ama bu yöntem doğru değildir. Tersini söyleyerek doğruyu yaptırmaya gerek yok. Ustaca manevralarla çocuğun dikkatini savuşturmak, yemeğin güzel taraflarına dikkat çekmek gibi yöntemlerle olabildiğince direnç azaltılarak sorun çözülebilir. Diyelim ki yemek yemiyor “Pek tamam yemek istemiyorsun, bakalım ağzın bu lokmayı alacak kadar büyük mü? Evet geliyor bakalım dişlerin ne kadar güçlü ve nasıl ısıracaksın” gibi yeni bir çerçeveleme ile devam etmek gerekir. Her zaman yapamasak da çoğu zaman denemeye çalışmak yeterli diye düşünüyorum.

Sayın Mehmet Teber’ e de cevapları için teşekkür eder, sizlere de iyi okumalar dilerim.

Sevgilerimle 🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yapın

Gezinme